YALAKALIK | GazeteKalemGazeteKalem

30 Kasım 2021 - 07:01

YALAKALIK

YALAKALIK
Son Güncelleme :

04 Kasım 2021 - 22:25

Bizim gibi az gelişmiş ülkelerineğitim seviyesi de düşük ve kalitesizdir.

Bilgi, beceri, üretim de buna paralel olarak yeterlideğildir.

Genelde ithalata dayalı, ihracatı az, cari açık veren tüketim toplumudur.

Eğitim ve bilgiyeterli olmayınca insanların yükselmesi, bir yerlere gelmesi de liyakate göre değil yalakalığa göre yapılır.

Bizim ülkemizde aynen böyledir.

Toplum olarak yalakalık ruhumuza işlemiş…

Televizyon kanallarındayalakalık diz boyu…

Sunucusundan, yorumcusuna; profesöründen, doçentine, gazetecisinden, hukukçusuna kadar hepsi yalakalıkta yarışmakta…

*****

Ben müziğin her türlüsünü severim. Yeter ki kulağıma hoş gelsin.

Zamanım uygun olduğu müddetçe televizyonlardaki müzik programlarını izlerim.

Haber kanallarındaki yalaka katılımcıları izlemekten daha iyidir.

Dün akşam da öyle yaptım İBO SHOW izledim. Yazının başlığı da oradan çıktı.

Tıpkı televizyon tartışma programlarında olduğu gibiİBO SHOW’da dayalakalık diz boyu…

Bu güne kadar irili ufaklı hangi sanatçı çıktıysa, hemen hemen hepsi İbrahim Tatlıses’e yalakalıkta sınır tanımadılar.

Konuklardan biri başlıyor yalakalığa, diğerleri de sırayla arkasından domino taşı gibi yıkılıyor.

Birinin sözü bitmeden diğeri başlıyor, nefes almadan da devam ediyor.

Sanırsınız sanatçı değil, yıkama yağlamacı…

Birde espri patlatıyor İbo’ya! “Sen benim içimde ne var hele bir sor!” diyor.

Arkasından da “kalp var, ciğer var” diyor. Kimse gülmeyince de “burada gülmeniz lazımdı” diyerek kendisi gülüyor.

Her şeyde olduğu gibi sanat ve sanatçıda da kalite oldukça düştü.

Halbukiherkes işine odaklansa, kimseye yalakalık yapmaya gerek kalmayacak.

Âşık Mahsuni, Neşet Ertaş, Zeki Müren, Ajda Pekkan, Tarkan gibileryalakalık yaparak mı girdiler gönüllere?

İbrahim Tatlıses’e bir şey demiyorum. Bu kadar yalakalık karşısında her insan havaya girer.

Kendini imparator, reis, kral sanır.

İbo ve onun gibiler de öyle!

Eğer bir toplumda doğru gitmeyen şeyleri eleştirmesi gereken eğitimciler, gazeteciler, sanatçılar, yazarlar, çizerler, tiyatrocular yalakalıkta sınır tanımıyorsa; o toplumun can damarları kopmuş demektir.

Bugün geldiğimiz nokta da budur.

Ülkede milletvekili, belediye başkanı, bakan, üst düzey bürokrat, yönetici, sanatçı olmakyalakalıktan geçiyorsa,

Üniversite rektörleri, profesörler, gazeteciler, televizyoncular, sanatçılar yanlış giden şeyleri eleştirmek yerine yalakalıkta sınır tanımıyorsa,

O ülkede ilerleme olmaz. Huzur olmaz. Mutluluk olmaz.

Üçüncü sınıf ülke olmaktan da kurtulamaz. 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.