Özel Hastanede Çalışan Hekim İle Hasta Arasındaki Hukuki İlişki | GazeteKalemGazeteKalem

28 Ocak 2022 - 01:49

Hukukçu hekim Dr. Mehmet Hüseyin TEBRİZİ

Mehmet Hüseyin Tebrizi

Özel Hastanede Çalışan Hekim İle Hasta Arasındaki Hukuki İlişki

Günümüzde sağlık hizmetleri temel olarak Devlet (Kamu), Özel Sağlık Sektörü ve Serbest Çalışan Hekim olarak üç kanaldan sunulmaktadır. Bu üç kurum ve kuruluşlarda çalışan hekim ve personel yerine getirdikleri görevleri kapsamında kendilerine özgü hukuki rejime tabidirler.

Özel Hastanede Çalışan Hekim İle Hasta Arasındaki Hukuki İlişki
Son Güncelleme :

02 Ocak 2022 - 0:40

151 views

Günümüzde sağlık hizmetleri temel olarak Devlet (Kamu), Özel Sağlık Sektörü ve Serbest Çalışan Hekim olarak üç kanaldan sunulmaktadır. Bu üç kurum ve kuruluşlarda çalışan hekim ve personel yerine getirdikleri görevleri kapsamında kendilerine özgü hukuki rejime tabidirler.

Genel olarak özel sektörde çalışan hekim ile hasta arasındaki hukuksal ilişkide hekimlik sözleşmesi ya da tedavi sözleşmesinin kurulduğu, bu sözleşmenin ağırlıklı olarak vekalet sözleşmesi niteliği taşıdığı, ancak istisnai olarak eser sözleşmesi kabul edilen kimi durumların olduğu ve bu hususların Yargıtay kararlarına da yansıdığından söz etmiştik. Özel sektörde çalışan bir hekim ‘’Özel Hastaneler Yönetmeliği ikinci maddesinin birinci fıkrası’’ metninden anlaşıldığı üzere özel sağlık kuruluşları olan; özel hastaneler, tıp merkezleri, poliklinikler ve muayenehanelerden herhangi birinde çalışan hekimdir.

Özel sağlık kuruluşunda çalışan hekim SGK mevzuatına göre İşçi olarak İstihdam edilmeksuretiyle; hekim ile özel sağlık kuruluşu arasında hizmet sözleşmesi (iş sözleşmesi) kurulmuş oluyor. Burada hekim ile hasta arasında sözleşme yok ancak hasta ile özel sağlık kuruluşu arasında sözleşme var. Bu bağlamda hasta veya hasta yakını ile özel hastane arasındaki ilişki bir sözleşme ilişkisidir. Bu sözleşmeye hastaneye kabul sözleşmesi denilmektedir. Yataklı tıbbi bakım ve tedavi hizmeti verilmesi üstlenilmesinde tam hastaneye kabul sözleşmesi, sadece ayaktan teşhis ve tedavi hizmeti veriliyorsa bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesi adını almaktadır. 

Hastane işletmesinin, işleticisinin veya yöneticisinin hastanın tedavi işlemlerinden sorumluluğu sadece tam hastaneye kabul sözleşmeleri bakımından söz konusudur. Bunun yanı sıra hastanenin hastayı yatırma, barındırma, yedirip içirme, hastanın güvenliğini sağlama, hastanın eşyalarını koruma altına alma gibi yükümlülükleri de bulunmaktadır. Bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesinde yani ayaktan teşhis ve tedavide; hastanın tedavi işlemlerinden sadecedoktor sorumludur.

Hasta ile özel hastane arasında kurulan sözleşme bakımından özel hastanede çalışan bir hekim kuruluşa bağımlı olarak çalışır ve o hastanenin İfa yardımcısı durumundadır.Bu sorumluluk türü, sözleşmeye dayalı sorumluluktur.İfa yardımcısının fiilinden dolayı borçlunun sorumlu tutulabilmesi için, borçlunun kusuru aranmamaktadır. Fakat, zarara ifa yardımcısının hukuka aykırı davranışı neden olabilir. Dolayısıyla tam hastaneye kabul sözleşmesine göre hastaneye bağlı olarak çalışan hekim ve diğer sağlık personelleri ifa yardımcıları olup tıbbi müdahale, teşhis ve tedavi sırasında hastaya verdikleri zarar nedeniyle hastane sorumlu olacaktır. Özel hastane işletmeleri, işleticileri veya yöneticileri bu yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde hastanın uğradığı maddi ve manevi zararlarını karşılama durumu ile karşı karşıya kalacaktır.

Önemle belirtmek gerekir ki burada özel hastane ile zarar gören (hasta) arasında sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Bu durumda zarar gören hasta ile zarar veren hekim arasında sözleşme ilişkisi yoktur. Önemli olan husus, aydınlatma ve özen gösterme yükümlülüğü yanı sıra tanı, tedavi, bakım gibi borcun ifasına yardım eden kişinin eylemi ile zarar görülmesidir. Hekimin hukuka aykırı davranışlarının değerlendirilmesinde özellikle uzmanlık gerektiren konularda tıp mesleğinin standartları esas alınmalıdır. Bu durumda hekimin tıp mesleği kurallarının gereğini yerine getirip getirmediği tespit edilmesi gereken noktadır. Özel hastane işleticisi ise hastaya karşı dürüstlük, özen ve sadakat borcu altındadır. Hizmetlerin dikkatsizce ya da özensizce yapılması dolayısıyla hastanın uğradığı zararlarda hastane işletmesi, işleticisi veya yöneticisi sorumlu tutulacaktır. Hekimin tıbbı kötü uygulaması (malpraktis) nedeniyle yara yerinin enfeksiyon kapması durumunda hastanenin sorumluluktan sıyrılma imkânı bulunmamaktadır.  Bu durum hekimin özen borcunu ortadan kaldırmaz. Hekim mesleğini icra ederken özen yükümlülüğü altındadır. Hekimin özen yükümlülüğü ihlali haksız fiil oluşturuyorsa bu kusuru dolayısıyla hasta veya hasta yakınlarına karşı doğrudan sorumlu tutulabilecektir. Buradan da anlaşılan hekim hem kendisini çalıştıran hastaneye karşı hem de hastaya veya hasta yakınlarına karşı özenli davranmakla yükümlüdür. Hastanenin de hekimin ve sağlık personelinin görevlerini özenle yerine getirmeleri konusunda gereken dikkat ve özeni gösterme yükümlülüğü bulunmaktadır. Hastanenin hekim tarafından hastanın yeteri kadar bilgilendirip bilgilendirmediği, hastanın serbest iradesi ile tıbbi müdahaleye rızasının alınıp alınmadığı konularında gerekli hassasiyet göstermesi, kayıtların tutulmasını hatta denetimi ve kişisel bilgilerin mahremiyetinin korunmasının yerine getirme yükümlülüğü vardır.

Hekim ile hasta yakını arasındaki kurulan hukuki ilişki hasta (üçüncü kişi) yararına kurulan hekimlik sözleşmesi/tedavi sözleşmesidir. Hekim İfa yardımcısıdır. İfa yardımcılığında borçlu ile yardımcı arasında altlık-üstlük talimat ilişkisi bulunmaz. Hekim hekimlikten doğan borçlardan doğrudan doğruya borçlu durumundadır. Hekim, yardımcı kişi olarak davranışlarında işverenin sözleşme temelinde ilişkide bulunduğu üçüncü kişi (hasta) yararına tıbbi hizmetleri yerine getirirken özenli olma yükümlülüğü altındadır. Ayriyeten hekim hastasına karşı haksız fiil kaynaklı sorumlu tutulabilir. (Hakların/Taleplerin/Sorumlulukların yarışması kurumu!)

Özel hastanede vekaletsiz iş görme durumu da ortaya çıkabilir. Acil durumlarda, hastanın yakınına ulaşılamaması, ameliyat bölgesinin genişletilmesinde varsayılan rızaya dayanılarak özel hastanenin ifa yardımcıları konumunda olan hekim ve diğer sağlık çalışanları tarafından gerçekleştirilen tıbbi müdahale sonucu oluşan zararlar sebebiyle özel hastane hastaya karşı sorumlu tutulacaktır.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Meriç Savaş 2 Ocak 2022 / 22:07 Cevapla

Hocam çok teşekkürler bilgilendirmeleriniz için.
Sağlık personelinin evde tedavi uygulamaları hakkındada yasal süreçten hukuki olarak sağlık görevlisi, uygulayıcının yetki alanı sınırları hakkında bilgilendirirseniz yazılarnızda yer verirseniz çok seviniriz saygılar

Yazar 13 Ocak 2022 / 23:16 Cevapla

Değerli okurumuz Meriç bey, yazılarımızı takip ve ilginiz için biz teşekkür ederiz. Bahse konu sağlık personellerinin/ görevlilerinin evde bakım, tedavi ve hasta takibindeki yasal süreçlerinde bir ayırımı göz önünde tutmak önem arz eder. Sağlık merkezleri / kurum/ kuruluşları dışındaki sağlık hizmetleri ayrı bir süreç oluşturmaktadır. Burada en tipik örneklerden biri evde bakım ve tedavi hizmetleridir. Bu durumda ayakta / geçici tedavi yanı sıra mahalden ayrılmadan uzun süreli belirli bir periyod içinde hastanın sürekli bakımı, tıbbi müdahalesi söz konusu olabilecektir. Şüphesiz ki öncesinde bir hekim tarafından değerlendirilip gereken tıbbi orderlar verilmiş olacaktır. Belirli zaman diliminde evde sağlık hizmeti verilmesinde duruma göre İş Kanunu ve SGK tarafından da olaya bakmak icap edebilir. Dolayısıyla sorumluluk ve haklar açısından multidisipliner bir yaklaşım yerinde olacaktır. Bu genel bilgiler ışığında konuya ve somut olaya özgü detaylı bir danışmanlık hizmeti de alabilirsiniz.