Mutlaka Korunması Gerekli Bir Değer Gölbaşı (Mogan) ve Eymir Gölleri Havzası | GazeteKalemGazeteKalem

3 Aralık 2021 - 10:12

Prof. Dr. Mehmet Tunçer Çankaya Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Mehmet Tunçer

Mutlaka Korunması Gerekli Bir Değer Gölbaşı (Mogan) ve Eymir Gölleri Havzası

Gölbaşı ilçesi, 1970’lerde çocukluğumun güzel anılarını taşır..1973 model VosVosumuzla zaman zaman gidip ulaşabildiğimiz yerlerde piknik yaptığımız, uçurtma uçurup top oynadığımız harika bir doğa parçasıydı.. Şehirden 20 km dışarı çıkınca kendimizi uçsuz bucaksız tarlalar ve özellikle baharda yemyeşil doğanın içinde bulurduk..Ancak, zamanla, hızlı şehirleşme ile ne yazık ki giderek çevresi yapılaşmalarla doldu ve kirlilik nedeni ile sazlarla kaplanmaya başladı..

Mutlaka Korunması Gerekli Bir Değer Gölbaşı (Mogan) ve Eymir Gölleri Havzası
Son Güncelleme :

01 Kasım 2021 - 23:35

59 views

Gölbaşı ilçesi, 1970’lerde çocukluğumun güzel anılarını taşır..1973 model VosVosumuzla zaman zaman gidip ulaşabildiğimiz yerlerde piknik yaptığımız, uçurtma uçurup top oynadığımız harika bir doğa parçasıydı.. Şehirden 20 km dışarı çıkınca kendimizi uçsuz bucaksız tarlalar ve özellikle baharda yemyeşil doğanın içinde bulurduk..Ancak, zamanla, hızlı şehirleşme ile ne yazık ki giderek çevresi yapılaşmalarla doldu ve kirlilik nedeni ile sazlarla kaplanmaya başladı..

GÖLBAŞI 1950’LERDE NEREDEYSE DOĞAL BİR PLAJI OLAN VE YÜZÜLEN BİR YERDİ

Gölbaşı yerleşimi, Örencik köyüne bağlı Gölhanı adı ile anılan bir mahalle iken 1923yılında Oğulbey köyündeki Bucak Müdürlüğü ile Jandarma Karakolunun taşınması ile Gölbaşı Nahiyesi adını almıştır. 1990’larda epey gecikilmiş olsa da ilan edilen “Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi” koruma ve yapılaşmaların denetiminde bir dereceye kadar faydalı olabilmiştir.

Gölbaşının Ankara-İstanbul, Ankara-Konya-Adana, Ankara-Eskişehir, Ankara-Samsun devlet karayollarından pek çok kez geçmiştik. Adana ‘ya yerleşen anne – babamı ve kardeşlerimi ziyaret etmek için en azından yılda 3-5 kez geçmiştik. 

1990 sonrasında inşa edilen Ankara Çevre otoyolu başka bir yer yokmuş gibi  Gölbaşı ve Eymir gölleri üzerinden viyadüklerle geçirilmiştir. Bu otoyollar inşa edilirken Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları odası “Çevre” ve “Kent İzleme Merkezi” üyesi olarak pek çok toplantı yapıp itiraz etmiştik..Hatta davalar, yürüyüşler, ancak hiçbir işe yaramadı ve doğal çevre bir oranda tahrip oldu..

.. Kimsenin kolay kolay ulaşamadığı, erken Cumhuriyet dönemi (1928) fotoğraflarında bu bölgelerin ağaçsız, çıplak ama doğallığını koruduğunu, gölde bakıl avlandığını, sandal ve kano ile gezildiğini biliyoruz.


ANKARA EMİR (EYMİR) GÖLÜ 1928 YILINDA ÇEVRESİ AĞAÇSIZ VE KİMSENİN KOLAY KOLAY ULAŞAMADIĞI BİR YERDİ (SAİD BEY ARŞİVİ) BAGANA AİLESİNİN KİŞİSEL FOTOĞRAFLARI

Bilindiği gibi; Çevre otoyolu, Hacılar yerleşiminin kuzeyinden başlayıp Gölbaşı yerleşiminin kuzeyinden ve Eymir gölünün hemen güneyinden geçerek Samsun E-23 karayoluna bağlanmaktadır.İçerisinde 2 tatlı su ekosistemini bulunduran Gölbaşı Özel Çevre Koruma estetik görsel etkili peyzaj manzaraları, tarım alanları, barındırdığı zengin kuş çeşitliliği ve yaban hayatının yanısıra Ankaralı için sayfiye alanı olarak da hizmet vermekte..

Hala yok edemediğimiz İmrahor Vadisi ve vadi içine kadar inen bloklar ve yapılaşmalar da bu çevre yollarına ilaveten tahribatı giderek arttırmıştır. Sevgili öğrencim, Peyzaj Y. Mimarı Öznur Aytekin’in benim danışmanlığımda yazdığı Y. Lisans Tezi de “Ankara’nın Son Nefesi İmrahor” başlığı ile geçen sene yayınlandı.. Bu bölgelerin betonlaşmaması için de epey davalar açıldı ve biz de bilirkişi olarak görev yaptık zaman zaman.

İMRAHOR VADİSİNDEKİ BETONLAŞMA (Kaynak : Solfasol Gazetesi)

Gölbaşı yerleşimi giderek büyümüş ancak yerleşimi ikiye ayıran otoyol sorunları giderek arttırmıştı. Havza içerisinde birbiriyle bağlantılı Mogan ve Eymir gölleri ile gölleri çevreleyen,yerleşim alanları, tarım alanları, bozkır ve orman ekosistemleri bulunuyor.

Mogan ve Eymir ve bunları çevreleyen sazlık ve bataklık alanlar, sulak çayırlar ve bozkır alanları, hem yaban hayatı yaşama ortamı olarak hem de rekreasyonel açıdan önemli unsurlardır.

Yeryüzünde sadece bu bölgede bulunan ve yörede yanardöner çiçeği, bu kitabın yazarı sevgili dostumuz Hulusi Gürpınar’n koruma altına alınması için büyük çaba gösterdiği ve “Sevgi Çiçeği Babası” olarak anıldığı “Sevgiçiçeği” veya peygamber çiçeği olarak adlandırılan Centaurea tchihalcheffii alanın önemli değerlerindendir.

Özellikle Gölbaşı ve Eymir göllerinin çevrelerinin kirli olması, insan kaynaklı kirliliklerin göllere zarar vermesi ve çevre duyarlılığının az olması yukarıda bahsedilen sorunların temel kaynaklarıdır.

Bu bağlamda öncelikle bölge içerisinde korunacak alanlar belirlenmeli ve bu alanlara yönelik koruma-kullanma politikaları saptanmalıdır.

Bu çalışmalardan sonra bölgede yaşayan insanların bölgeyi korumaları ve sahiplenmeleri açısından yerel düzeyde bilgilendirme programları yapılmalı ve bölgesel farkındalık yaratılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; çevre hepimizin ve çevreye korumak-kullanmak hepimizin sorumluluğudur. Bizler eğer bugün sorumluluklarımızı yerlerine getirirsek yarınlarda hepimiz için daha sağlıklı bir doğa ve çevre var olacaktır.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.