MASAL BU YA… | GazeteKalemGazeteKalem

30 Kasım 2021 - 05:15

MASAL BU YA…

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken diye başlıyor masalımız…

MASAL BU YA…
Son Güncelleme :

04 Kasım 2021 - 21:39

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken diye başlıyor masalımız…
Zamanın birinde bir ülkede, halkına sürekli yalan söyleyen ve zulüm eden, aç gözlü bir kral yaşarmış. Bu zalim kral, 128 yıl boyunca halkına sürekli baskı yaparak, yasaklar koyarak ve çok çalıştırarak, ellerinde avuçlarında ne var ne yoksa hepsini vergi olarak geri toplayıp, insanların yoksullaşmalarını sarayında keyifle izlermiş.
Halk ne yapacağını şaşırıyormuş ve çok perişan bir halde yaşıyorlarmış. Ne kendilerine ne evlerine ne de çocuklarına istedikleri şeyleri alamıyorlarmış. Bu işin sonu ne olacak, bu kâbus ne zaman bitecek diye kara kara düşünüyorlarmış.
İçlerinden birkaç kişi, kralın huzuruna çıkıp dertlerini anlatmaya karar vermişler ama kral bunu asla kabul etmemiş. Sarayda kralın sağ kolu olan, merhametli ve vicdan sahibi bir adam varmış. Bu gidişattan ve kralın yaptıklarından hiç mi hiç memnun değilmiş ve bu duruma çok üzülüyormuş.
Bu yüzden kral ile konuşmaya karar vermiş ve huzuruna çıkmış. “Yüce Kralım halkımıza biraz daha merhametli ve adaletli olsanız. Herkes çok perişan, insanlar aç, salgın gittikçe daha da yayılıyor, çocuklar hasta ve sizin merhametinize ihtiyaçları var. Siz onların kralısınız, bu sizin göreviniz ,” demiş ama kral kimseyi dinlemiyormuş, “Onlar benim kölelerim, ben ne istersem ne dilersem o olacak,” diyormuş da başka bir şey demiyormuş.
Gel zaman git zaman, tam 128 gün içinde kral hastalanmış. O kadar kötü hastalanmış ki yataklara düşmüş, Hekimler hastalığına bir türlü çare bulamıyormuş. Herkes ne yapacağını şaşırmış !
Derken ülkenin bilge cadısı bunu duymuş ve aniden sarayın kapısında belirmiş. Kral cadıya yalvarmış, “Ben çok hastayım, nasıl iyileşeceğim, ne olur bana yardım et ” demiş. Bilge cadı, “Sen halkına zulüm ediyorsun, kalbin kötülük ve nefret dolu. Yıllar önce hiçbir suçum yokken, beni de zindanlara atıp öldürmek istemiştin. Halkın senden hiç memnun değil. Kibirin ve içindeki kinin, seni her geçen gün daha da hasta edecek” demiş.
Kralın hayatı artık bilge cadının ellerindeymiş. ”Seni yatağından ancak bir şartla kaldırırım, HALKA yaptığın kötülüklerin karşılığı olarak, halktan çaldığın tüm servetini, yüzsüzlüğünü her gün görmen içinde yüzünü alıyorum ” demiş ve gitmiş.
Sonra kendini küçük bir kulübede bulan kral, hemen duvarda asılı duran aynaya doğru yönelmiş, ama aynada yüzünü göremeyince, bilge cadının lanetinin gerçekleştiğini o anda kavramış. Bu utançla yaşamına daha fazla devam edemeyeceğini anlayan kral, tam 128 saat , 128 dakika ve 128 saniye sonra, acılar içinde kıvranarak can vermiş…
Bir ”Varmış” bir ”Yokmuş” diye başlamıştı masalımız, o halde kıssadan hisse tadında bir sözle de bitirelim. ”GÜVENME HİÇ TAHTINA TACINA, BİR OYLA GİDER ! GÜVENME GÜCÜNE KUVVETİNE, ERİMİŞ MUM MİSALİ SÖNER ! ”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.