LEÇEK | GazeteKalemGazeteKalem

28 Kasım 2021 - 01:50

LEÇEK

“Leçek”, “Laçik” tülbentten yapılma bir çeşit yazma. Anaerkil toplum olduğumuz dönemlerde kadınlar bir savaşa sebep olabildikleri gibi savaşı durdurma yetkisine ve gücüne de sahiptiler. Bunu “leçek” dediğimiz başörtüleri ile yaparlardı.

LEÇEK
Son Güncelleme :

04 Kasım 2021 - 22:07

“Leçek”, “Laçik” tülbentten yapılma bir çeşit yazma. Anaerkil toplum olduğumuz dönemlerde kadınlar bir savaşa sebep olabildikleri gibi savaşı durdurma yetkisine ve gücüne de sahiptiler. Bunu “leçek” dediğimiz başörtüleri ile yaparlardı.
Günümüzdeleçek özellikle Kürt kültüründe kadınların kullandığı beyaz bir başörtü çeşididir. Taraflar kavgaya tutuştuğunda, bir kadın cesaretle kavgacıların arasına girip beyaz “laçik”i başından sıyırıp, kavgacıların ortasına fırlatır. Kürt adetleri gereği o andan itibaren kavga durur. Artık kavgaya devam etmek ayıptır.
“Laçik” bir zihniyet, bir kültür, bir felsefedir.
Zor anlarda ortaya çıkar.
Aşiretler veya aileler arasındaki kavgalarda, kavga istemeyen taraf, lafını bilir bir kadını karşı tarafa gönderir, kadın başındaki örtmeyi“leçek” ortaya atmakla,“ayaklarınızın önüne sereyim, bu kavgalar olmasın artık”der. Karşı taraf;“örtmenizi aldım başımız üzerine yeri var” derse, barış olur. Eğer o örtmeyi “al götür kocan örtsün” derse barış olmaz demektir.


1970’li 80’li yıllar, henüz evlerimize televizyonların yeni girdiği dönemlerdi.
Her köyde veya mahallede birkaç evde televizyon vardı.
Hangi evde televizyon varsa o eve komşular toplanırdı.İstiklal Marşı ileAnıtkabir’deki göndere bayrağın çekilmesiyle televizyon açılır, yine aynı seremoni ile kapatılırdı.
O dönem her yaş grubunun izlediği diziler olurdu. “Şeker kız canyd”, “Heide”, “Kung fu”, “Kara şimşek”, “Dallas” gibi.
Özellikle “dallas” dizisi 1978-1991 yılları arasında yayımlanan haftalık dizilerinden biridir. “JR” (LarryHagman) karakteri, TV tarihinin en kötü karakterleri arasında anılmaktadır ve“Guiness Rekorlar Kitabı”na en çok izlenen televizyon programı olarak geçmiştir.
Bence bu diziden sonra herkes “JR”laştı. Toplum bozuldukça bozuldu. “JR”lar çoğaldıkça çoğaldı.


O dönemde Ecevit, Demirel, Erbakan, Türkeş kavgalarını seyrediyorduk televizyonlarda.
Daha sonraki yıllarda Özal, Erdal İnönü, Yılmaz, Çiller gibi siyasetçiler de girdi hayatımıza.
Ancak hiçbir dönem, siyasetçiler arasındaki kavganın seviyesi bu kadar düşmedi bu ülkede.
O zamanlar komşularımız arasında Alevi, Suni, Kürt, Türk, tarikatçı, sağcı, solcu diye bir ayrım yoktu.
Her türlü yokluğa ve imkânsızlığa rağmen mutlu ve mesut yaşayıp gidiyorduk.
Ancak bu günün “Türkiye”sinde her şey ileri doğru gideceğine geri geri gitmeye başladı.
Toplum kendi arasında bölünüp, parçalanıyor; birinin ak dediğine diğeri kara diyor.
Uzlaşma kültürü ortadan kalktı. Birbirimize karşı saygımız bitti.
İktidar tek adam yetkisini eline aldı, kendine göre bir düzen kurdu. Hiç kimsenin ne düşündüğü umurunda bile değil.
Her şeyi “ben yaptım oldu” yöntemiyle götürüyor.
Bunun en son örneği İstanbul Üniversitesi’ne rektör atamasında oldu.
Aradan yıllar geçse de bir türlü demokrasi kültürünü yerleştiremedik ülkemize.
Artık insanlar bu bölünmeden, stresten, hayat pahalılığından, pandemiden bıkmış usanmış durumdadır.
Bütün sorunların üzeri örtülüp görmezden gelinmektedir. Kürt, Türk, Alevi, sağcı, solcu, başörtülü, başörtüsüz hepsi mutsuz ve gelecekten umutsuzdur.
Kavga bir kor gibi için için yanarak her geçen gün artıyor.
Siyasetteki entrikacılar, dizideki “JR”ı aratmaktadır.
Artık erkek egemen siyaset anlayışı ile bu durumun düzelmesi imkânsız hale geldi. Erkekler bu toplumu birleştirmeyi başaramamıştır.
Tıpkı Kürt geleneklerinde olduğu gibi bir kadın çıkmalıdır. İşte o kadın başörtüsünü “laçek”ni bu uslanmaz siyasetçilerin ortasına atıp bu kavgayı bitirmelidir. Aksi halde bu kavga tıpkı kan davası gibi sürüp gidecektir.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.