Kılıçdaroğlu: ‘’İktidara gelir gelmez kandili yerle bir edeceğim’’ | GazeteKalemGazeteKalem

28 Kasım 2021 - 01:53

Kılıçdaroğlu: ‘’İktidara gelir gelmez kandili yerle bir edeceğim’’

Yozgat’ın Yerköy ilçesinde sabah kahvaltısı yapıp, köy muhtarları ve çiftçilerin sorunlarını dinleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra geldiği Yozgat il merkezinde partisi tarafından düzenlenen toplantıya katılıp, bir konuşma yaptı.

Kılıçdaroğlu: ‘’İktidara gelir gelmez kandili yerle bir edeceğim’’
Son Güncelleme :

03 Kasım 2021 - 11:55

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir dizi etkinliklere katılmak üzere geldiği Yozgat’ta PKK terör örgütüne yönelik, ‘’İktidara gelir gelmez Kandili yerle bir edeceğim, haritadan sileceğim’’ dedi.  

Kılıçdaroğlu, Yozgat ziyaretine Yerköy ilçesinin Sekili Köyü’nden başladı. Karayolu ile geldiği Sekili’de bölgedeki köylerin muhtarları ve çiftçilerle bir araya gelip, kahvaltı yapan Kılıçdaroğlu, burada sorun dinledi, kendisine yöneltilen sorulara yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu, muhtar ve çiftçiler tarafından kendisine iletilen sorunların ardından yaptığı konuşmada, ülkenin aslında zengin bir ülke olduğunu, kaynaklarının bulunduğuna işaret ederek, asıl meselenin bu kaynakların kimin için harcandığına bakılması gerektiğini aktarark, ‘’Üreten, alın teri döken için mi harcanacak; yoksa birilerine mi verilecek. Şimdi birilerine veriliyor. Biz ona ‘Beşli Çete’ diyoruz. Üretene, çiftçiye verilmiyor. Sizin tarımdan çekilmenizi teşvik ediyorlar, dışarıdan getiriyorlar. ‘Dışarıdan daha ucuza getiriyoruz’ diyorlar. Dolar aldı başını gidiyor, size verilen paradan çok daha fazlasını yurt dışındaki çiftçiye veriyorlar. Onlar kazanıyor, siz kazanmıyorsunuz. Bunu beraber değiştireceğiz’’ diye konuştu.

Daha sonra Yozgat’a gelen Kılıçdaroğlu, Ahmet Şevki Ergin (AŞK) Kültür ve Hizmet Vakfı Başkanı Ali Şakir Ergin ile görüştü. Kılıçdaroğlu, bir bölümü basına kapalı devam eden, Yozgat Belediyesi Büyük Sinema ve Kültür Salonu’nda partisinin düzenlediği toplantıya katıldı. Toplantıda, muhtarlar, STK temsilcileri, kanaat önderleri ve vatandaşların sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmada yerel ve genel konulara değindi. 

‘Memleketin halini biliyoruz’

Kemal Kılıçdaroğlu, ‘’Memleketin ne halde olduğunu ben de siz de iyi biliyorsunuz. Sorunları çözecek olan biziz. Dışarıdan birisi gelip bizim sorunlarımızı çözemez. Böyle bir şeye ihtiyacımız yok, ben böyle bir şeye de şiddetle karşıyım. Kendi iradenizle, kendi gücümüzle, kendi tarihimizle, kendi ilmimiz ve irfanımız ile kendi sorunlarımızı çözebiliriz. Eğer bu konuda birlik olabilirsek, gücümüzü ortaklaştırabilirsek inanın Türkiye’nin önünde hiçbir güç duramaz’’ dedi. 

Kılıçdaroğlu, bütün sorunları tereyağından kıl çeker gibi çekip, çözeceklerine vurgu yapıp, Yozgatlı oymayan birisi olarak Yozgatlılara Yozgat’ı anlatmak istediğini bildirdi. ‘’En az 5 bin yıllık tarihi var Yozgat’ın. Olağanüstü zengin bir kültürü var Yozgat’ın. Bu tarih içerisinde Yozgat’ın coğrafyasına dağılmış hazineleri var’’ diyen Kılıçdaroğlu, ‘’Acaba biz bu hazineleri dünyaya ne kadar tanıttık. Bu zengin kültürü dünyaya ne kadar tanıttık?’’ diye sordu. 5 bin yıllık bir kültür varsa, 5 bin yıllık bir zenginlik varsa bunun tanıtılması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yozgat’ın nüfusu 680 binden 419 bine düşmüş”

‘’Bu olmadı, olmamaya da devam ediyor. Ama değişecek, değiştireceğiz ve bütün bunları birlikte yapacağız, birlikte yapmak zorundayız. Birlikten güç doğar demiş bizim atalarımız. O zaman bizim de birlik olmamız lazım. Acaba Yozgat’ın en temel sorunu nedir diye dün akşam kendi kendime düşündüm. Baktım, düşündüm, Kars’ta aynı sorun var, burada da aynı sorun var. Çankırı’da da Kayseri’de de benzer yerlerde tek bezer sorun var. En temel sorunu rakamlar ile vereceğim. 2000 yılında Yozgat’ın nüfusu 680 bini aşkın, 2021 yılında 680 binden 419 bine düşmüş. İktidar partisine hep oy verdiniz, dünya kadar söz verildi size. Bakanlar verdiniz, hep beraber alkışladık, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz verilen sözler hiç önemli değil, siz bize oy verin gerisi önemli değil nasıl oluyor da 680 binden 419 bine düşüyor. Niye Yozgatlılar Yozgat’ı sevmiyor mu? Yozgat çok kötü bir kent mi? Yaşanamayacak bir kent mi ki Yozgatlı Yozgat’ı terk ediyor. Bunu ben değil bunu herkesin tek tek kendisine sorması lazım. 

“Daha yeni geldim cebimde bir sürü kağıt var”

Madem bu kadar destek verdik, aldığım verginin büyük kısmını ödüyorum peki nasıl oluyor da Yozgatlı Yozgat’ta kalmıyor, dışarı gidiyor. Bir işsizlik sorunu var. Daha yeni geldim cebimde bir sürü kağıt var. Vatandaş iş istiyor. Vatandaş yanlış mı yapıyor, hayır. Talep etmesi doğru mu, Doğru. İşsizlik temel bir sorun mu evet. İşsizliğin olduğu yerde ne oluyor insanlar Yozgat’ı terk ediyor. Peki bu süre içerisinde son 20 yıl içerisinde Yozgat’ta irili ufaklı kaç fabrika kapandı 230’un üzerinde fabrika kapandı. Bu fabrikalarda insanlar çalışıyordu alın teri döküyorlardı, evlerine ekmek götürüyorlardı. Ne oldu da bu fabrikalar niçin kapandı. Bu soruyu her Yozgatlı kardeşimin kendisine sormasını isterim. Bu işin sağı solu yoktur. Bu işin particiliği de yoktur. Bu işin felsefesi vardır. Biz bir ülkeyi, bir ili, bir bölgeyi nasıl büyütürüz, bunu düşünmediğimiz taktirde siyaset yanlış zemine oturmuş olur. Yanlış zeminde yürümeye başlar.’’

“Ankara’da çok Yozgatlı var”

Kılıçdaroğlu, Ankara’da Yozgatlıların çok fazla olduğunu da hatırlatarak, ‘’Biz onlarla zaman zaman iletişimdeyiz, oturur konuşuruz. Saygı Öztürk Yozgatlıdır, saygı değer bir gazetecidir. İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. Bütün sosyal devletlerin temel görevi işsizlikle mücadele etmektir. Her sosyal devlet istihdam yaratmak için elinden gelen bütün çabayı göstermek zorundadır. İstihdam yaratırsanız ülkeyi büyütürsünüz. Alın teri döken insanları sayısı ne kadar çok artarsa ülke o kadar itibarlı hale gelir ve güçlü hale gelir. İşsizliğin olduğu yerlerde devletin itibarı sarsılır. Eğer pırıl pırıl gençlerimiz geleceği yurt dışında arıyorsa önce Yozgatlıların düşünmesi lazım. Ne oldu bizim evlatlarımız geleceklerini yurt dışında arıyor. Bunu sorması lazım’’ ifadelerini kullandı.

Yozgat’ta incelemelerde bulunarak vatandaşları dinleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin düzenlediği salon toplantısında vatandaşlarla bir araya geldi.

‘’Bu bölgenin tarımı çok değerli. Her halde Yozgat’ın kokulu yeşil mercimeğini benim kadar telaffuz eden ikinci bir siyasetçi yoktur. Bütün dünya duydu’’ diyen Kılıçdaroğlu, Yozgat’ın kokulu yeşil mercimeğini gittiğim her yerde anlattığını aktardı, ‘’Biz neden dışarıdan mercimek ithal ediyoruz. Hangi gerekçeyle dışarıdan, nohut, mercimek, fasulye canlı hayvan, et, saman, yem, gübre, ilaç bunların neden dışarıdan ithal ediyoruz?’’ sorularını yöneltti. Türkiye’de bu ürünlerin üretilebileceğini belirten  Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

‘’Her ülke mutlaka tarıma destek verir. Neden stratejik sektördür evimizden buzdolabı, çamaşır makinası olmayabilir. Ama yiyecek olmazsa olmaz. Yemek yemek zorundasınız. O nedenle tarımı ve çiftçinin rolü dünyanın her tarafından çok önemlidir ve stratejik öneme sahiptir. Pek biz bunun farkında mıyız? Bunun farkında bile değiliz. Farkında değiliz derken çiftçiyi kastetmiyorum, siyaset kurumu farkında değil. Devleti yönetenler bunun farkında değil. Tarım kanunu var 21’inci maddesi der ki her yıl en az milli gelirin yüzde 1’i oranında çiftçiye destek verilir. Verilebilir demiyor emrediyor, vereceksin bu parayı. Çiftçiye vereceksin. Kim söylüyor? Türkiye Büyük Millet Meclisi söylüyor. Ne ile bir kanun çıkararak söylüyor. Peki bu kanunun gereğini yapıyor mu? Yapmıyor. Bir kişi kanuna aykırı iş yaptığı taktirde savcı yakalayıp götürüyor. Peki bir yürütme organı çıkan yasayı uygulamıyorsa ve çiftçiye milli gelirin en az yüzde 1’i oranında destek verilir hükmünü çalıştırmıyorsa, ne yapmak gerekir, herhalde yakalayıp savcıya götürmeyeceğiz. Bu bir siyasi tercihtir tercihin değerlendirileceği yer sandıktır.’’ 

Sandık geldiği zaman, seçim dönemi geldiği zaman bütün çiftçilerin, besicilerin ‘sen kanunun gereğini neden yapmadın ve yüzde 1 teşviki vermedin’ sorusunu yöneltip, o zaman kusura bakma sandıktan oyumu değiştireceğim demesi gerektiğini bildirdi. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

‘’Bu olduğu taktirde her şey olur. Gübreyi, mazotu her şeyi biliyorum. İzlenecek politika Allah’ın izniyle destek verir bizi yetkilendirirseniz, çiftçinin ürettiği ürünün maliyetini bulacaksınız. Ziraat odaları ile birlikte. Üzerine makul bir kar ilave edeceksin o taban fiyat olacak. Böylece hangi çiftçi neyi ekerse planlanacak, programlanacak. Kimin ne ekeceğini herkes bilecek. Hiç kimse zarar etmeyecek. Taban fiyat belli, taban fiyatın üzerinde müşteri bulursan götür sat, taban fiyatın altına düştü mü devlet diyecek ki ben alacağım. Çiftçiye zarar getirmeyeceğim. Bizde tarım planlaması yok, bu sene hep beraber patates ekiyoruz ve zarar ediyoruz. Bir bakıyoruz Soğan iyi para ediyor ertesi yıl hep beraber soğan ekiyoruz ve yine hep beraber zarar ediyoruz. Planlama sınırsız ihtiyaçlar ile sınırlı kaynaklar arasında sağlıklı bir dengeyi sağlamaktır. Planlama bu şekilde olur. İhtiyaçlar sonsuzdur. Ama kaynaklar sınırlıdır. Kaynaklar ile ihtiyaçlar arasındaki dengeyi sağlıklı kurulması lazım.’’ 

Tank, palet fabrikası

İktidara geldiklerinde ilk bir hafta içerisinde, Katar’a verilen tank palet fabrikasını ellerinden alıp, ordumuza teslim edeceğini aktaran Kılıçdaroğlu, ‘’Çiftçinin bankalardan, Tarım Kredi Kooperatiflerinden aldığı kredinin faizlerini sıfırlayacağız. Esnafın Halk Bankası ve diğer bankalardan, Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifinden aldıkları kredilerin faizlerini sileceğiz. Anaparayı da makul taksite bağlayacağız. Çiftçinin tarım makinaları, besicinin hayvanları asla icara dairesine gitmeyecek, icra konusu olmayacak, bununla ilgilide bir düzenleme yapacağız. Beşiktaş’taki terör saldırısında, 15 Temmuz darbe girişiminde vatandaşlarımızın hayatını kaybeden şehitlerimizin ailelerine ve yakınlarına ödenmesi için verdiği parayı şehitlerimize ve gazilerimize dağıtacağız’’ dedi.

‘Kandili yerle bir edeceğim’

‘’Bedeli ne olursa olsun, bayrağımız indirilen, Süleyman Şah Türbesine o bayrağı vatan topraklarına tekrar dikeceğim, Süleyman Şah türbesini de oraya götüreceğim’’ diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

‘’Son tezkere geldi, niye hayır diyorsunuz, ben bu topraklara hiçbir zaman yabancı bir asken postalını istemiyorum nokta. Bizim 6 okumuzdan birisi milliyetçiliktir. Milliyetçilik vatanseverliktir. İki kırmızı çizgimiz var. Birisi vatandır, kincisi bayraktır. Eğer Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kansa o bayrağa saygı duymamız lazım. Bayrak kırmızı çizgimizdir. Vatan da kırmızı çizgimizdir. Yabancı bir asker postalının gelmesini istemiyorum. Hangi gerekçeyle yabancı askerlerin Türkiye’ye gelmesini istiyorsunuz. Terörle mücadele 35 yıldır bu memleket terörle mücadele ediyor. Eksi 35 derecede, 45 derecede dağda bayırda ovada şehit oluyor, mücadelesini sürdürüyor. Yabancılar mı yaptı bu mücadeleyi. Bizim ülkemiz var, mücadeleyi yapanda şerefli polisimiz askerimizdir. Terörle mücadele, bunların yaptığı gibi yapmayacağız. Söz veriyorum, iktidara gelir gelmez Kandili yerle bir edeceğim, haritadan sileceğim. O Kandil neden yuvayı yerle yeksan etmezsem Kılıçdaroğlu demesinler.’’

Kılıçlaroğlu toplantıya daha sonra basına kapalı devam etti.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.