KIDEM TAZMİNATI | GazeteKalemGazeteKalem

3 Aralık 2021 - 10:47

KIDEM TAZMİNATI

Hükümet ekonomik yönden sıkıştıkça ülkenin hazır kaynaklarına göz dikmekte…

KIDEM TAZMİNATI
Son Güncelleme :

04 Kasım 2021 - 22:01

Hükümet ekonomik yönden sıkıştıkça ülkenin hazır kaynaklarına göz dikmekte…

2016 yılında varlık fonu kurulmak suretiyle, Türkiye’nin en önemli şirketlerine ait hazine hisseleri Türkiye Varlık Fonu’na devredildi.

İşçilerin işsiz kaldığı zaman kullanılsın diye kurulan “İşsizlik Sigortası Fonu’’nda biriken paraları da istediği gibi kullandığı iddia edilmektedir.

Geçtiğimiz günlerde meclise getirilen yasada ise; “Kıdem Tazminatı Fonu” kurularak, 30 günlük kıdem tazminatının 11 günü fona devredilmesi, çalışanın bu parayı 56 yaşından önce ancak evlilik, konut alımı, sağlık gibi gerekçelerle çekebilmesi isteniyordu.

Bu günlerde torba yasa ile getirdikleri kanun teklifinde ise, 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanlara kısa süreli sözleşmeler imzalatarak geçici işçi gibi çalışmalarını sağlayacak torba yasaya göre kıdem ve ihbar tazminatları ellerinden alınmaya çalışılmaktadır.

Ayrıca yasa teklifinde işverene her türlü teşvikleri veren hükümet, işçilerin elinden geleceğini ve hayallerini almak istemektedir.

GEZİ OLAYLARI

Mahkeme kararı ve Kültür ve Tabiat Kurulu kararı olduğu halde “Topçu Kışlası’’nı, Taksim Yayalaştırma Projesi çerçevesinde imar izni olmadan, yeniden inşa edilmesini engelleme eylemi olarak 27 Mayıs 2013’te başladı.

28 Mayıs sabahından sonra artarak devam etti. Yaklaşık bir ay süren eylem, iki ilimiz hariç Türkiye’nin diğer illerinde protesto gösterilerine sebep oldu.

Bu olaylar sürerken Dolar kuru 1,1850’ten 2,0500’e kadar yükseldi.

Yaklaşık 20 kuruş artan dolar kuru nedeniyle ekonomi elbette yara almıştı. İşlerinin kötü gittiğini öne süren, Türkiye’nin de “palalı” olarak tanıdığı Sabri Çelebi, genç bir kadına saldırdı. O dönem yandaş medyanın kahraman ilan ettiği esnaf, “Ben bittim. Ben iflas ettim. Benim bundan sonra yapacak bir işim de yok. Köyüme mi giderim, burada mı kalırım o da belli değil.” demişti.

Saldırıyı yapan Sabri Çelebi daha sonra Dubai’de bir gece kulübünde şarkıcı Ebru Polat ile görüntülendi.

İflas eden bir esnaf! köyüne gidecekken Dubai’ye gitmişti!

2001 yılında Rahmetli Ecevit’in Başbakan olduğu dönemde Ahmet Çakmak isminde bir esnaf Ecevit’e yazar kasa fırlatmak suretiyle protesto etti. 

Ahmet Çakmak daha sonra “Şu an emekliyim, esnaf olsaydım aynı protestoyu yine yapardım. Ülkemin ekonomisini görünce üzülüyorum. Ancak kimse sesini çıkartamıyor. Ya mağdur değiller ya da korkuyorlar” dedi.

Şimdi sadece son iki haftada dolar kuru 80 kuruş arttı. Ancak hiç kimseden ses yok. Ya korkuyorlar, ya da? 

EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR

Emeklilikte Yaşa Takılanlar ise tam bir muamma! Şu anda Emeklilikte Yaşa Takılanlar beş milyon civarında. Normalde emeklilik pirim gün sayısını tamamlamışlar. Ancak emekli olamıyorlar. AKP iktidara geldikten sonra emeklilik kanununda yaptığı değişiklikle emeklilik gün sayısını yükseltti. Ancak maaş bağlama oranlarını düşürdü. Yeni emekli olanlara, yasadan önce emekli olanların neredeyse yarısı kadar maaş bağlanmaktadır.

Hükümet ortağı Bahçeli seçim meydanlarında çete liderlerine af için verdiği sözü, uzun ısrarı sonucunda yerine getirirken;  “Emeklilikte Yaşa Takılan kardeşlerimizin mağduriyetini gidereceğiz” sözünü; Erdoğan’ın “Erken emeklilik ülkeyi batırır” demesi üzerine bir daha dillendirmez oldu.

EK GÖSTERGE

AKP 2018 yılında yapılan seçim beyannamesinde, öğretmene, polise, hemşireye ve din görevlilerine 3600 ek gösterge vereceğini seçim meydanlarından duyurmuştu.

Aradan geçen bunca zamana rağmen henüz bir adım atılmadı. Görünen o ki; bu gidişle önümüzdeki seçime kadar da gerçekleşmeyecek…

Buna benzer sorunları burada yazmakla bitiremeyiz.

Kadroya geçirilen veya geçirilmeyen taşeron işçilerin, tarım ve hayvancılık ile uğraşanların, uzmanların ve sözleşmeli erlerin, astsubayların, güvenlik görevlilerin, mevsimlik işçilerin, depremzedelerin, küçük ölçekli esnafın, servisçilerin, öğrencilerin, infaz koruma memurlarının ve daha nicelerinin…

Dedim ya burada yazmakla bitmez. Her birine “bir dokunun bin ah işitin” derler ya; işte hepsi öyle…

Bütün bunları çözmek bir yana, sorunlar her geçen gün artmaktadır. Hatta iktidar bu sorunların bazılarını “kıdem tazminatında olduğu gibi” kendisi yaratmaktadır. Sonra da işin içinden çıkamamaktadır.

“Tek adam yönetimi” ile değişen rejim sayesinde, işinin ehli olmayan liyakatsiz danışmanlar Cumhurbaşkanı’nı yanlış yönlendirmektedir. Sorunlar da katlanarak artmaktadır.

Bütün bu sorunları çözememiş bir partinin uzun süredir iktidarda kalması normal şartlarda mümkün değildir. Çünkü bu sorunlardan etkilenen insanların sayısı neredeyse Türkiye’dir. Yüze doksandır… Geriye sadece tuzu kurular kalmaktadır.

Bunca soruna rağmen muhalefet partilerinin neden iktidar olamadıklarını biliyorum ama ben yine de size sorayım.

Neden acaba?

Ünlü ozanımız Mahsuni Şerif’in dediği gibi; “Her ağacın kurdu, kendi içinde olur…”     

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.