GÂVUR İZMİR | GazeteKalemGazeteKalem

3 Aralık 2021 - 09:33

GÂVUR İZMİR

Geçtiğimiz hafta Ege Denizi açıklarında AFAD’a göre 6.6,Kandilli ’ye göre 6.9, Amerika’ya göre ise 7 şiddetinde bir deprem oldu.

GÂVUR İZMİR
Son Güncelleme :

04 Kasım 2021 - 22:00

Geçtiğimiz hafta Ege Denizi açıklarında AFAD’a göre 6.6,Kandilli ’ye göre 6.9, Amerika’ya göre ise 7 şiddetinde bir deprem oldu.
Henüz kaç şiddetinde olduğuna bile mutabık olamadığımız, Ege Bölgesinde birçok yerde hissedilen bu deprem, maalesef en çok İzmir’i etkiledi.
İzmir’de yaklaşık 17 bina yerle bir olurken, çok sayıda binadahasar görüldü.
İzmir’i iyi bilirim. Apartman görünümünde olup da gecekondu olan çok sayıda bina bulunmaktadır.
Maalesef iktidar; sırf para toplamak uğruna, bu binaları imar barışı ile yasal hale getirdi.
İmar barışı yaptırılan bağımsız bölüm sayısı, İstanbul’dan sonra en çok İzmir’de…
Devlet üç kuruş para toplamak için göz göre göre bu binaları “toplu tabut” konumuna getirdi.
Yıkılması gereken binalara “imar barışı” adı altında oturma izini verirsen, en ufak bir depremde bu binaların ayakta kalmasını bekleyemezsin.
Yılların ihmalini görmezden gelmek, kentsel dönüşüm yapmak yerine imar barışı yapmak cinayettir.
İktidarın para toplamak için yaptığı bu yanlışa, vatandaşlar da rant elde etmek için balıklama atladı.
Sonra da hem iktidar, hem de vatandaş “Her şeyin Allah’tan geldiği” iftirasını atarak kendi suçlarını Allah’ın üzerine attı.
İktidarın para toplama hırsı ile vatandaşımızın rant elde etme hırsı bir araya gelince, maalesef en ufak depremde masum insanların ölmesi kaçınılmazdır.
Buraya kadar yazdıklarım tam bir trajedi.
Ancak; esas rezaletin ikinci perdesi bundan sonra başlıyor.
Depremin arkasından sosyal medyada atılan mesajlar ülkemizi derinden yaraladı.
Yıkılan binaları birkaç yılda yeniden yapabiliriz.
Ancak; hiç tanımadığın, ne olduğunu, kim olduğunu bilmediğin insanların ölümüne sevinmek, hatta onlara iftira atmak, “zina yaptıklarını”, “alkol aldıklarını” bu nedenle ölmelerinin gerektiğini söyleyecek kadar kaybolan insanlığı tamir etmek imkânsızdır.
Birçok depremde, hatta şiddetli esen rüzgârda, hiçbir ev yıkılmazken, birçok caminin minaresinin yıkıldığını defalarca gördük.
Burada minarenin yıkılmasındaki suç; camide namaz kılan müminlerin midir? Yoksa o caminin minaresini çürük yapan müttehidin midir?
Gâvur İzmir’de içki içen, zina yapan insanlar yüzünden deprem oldu da; Erzurum’da, Sakarya’da, Düzce’de, Van’da, Elazığ’da olan depremler neden oldu?
Biz Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında, topyekûn savaşarak ölüme giderken, ne ara böyle bir toplum olduk?
Son yıllarda siyasetin ayrıştırıcı dili bizi bu şekilde acımasız, bu şekilde duygusuz, bu şekilde aşağılık bir duruma getirmiştir.
Depremin yaralarını çok kısa zamanda sarabiliriz ama siyasetin açtığı bu yaraları sarmak uzun yıllar mümkün gözükmüyor.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.