EMEKLİ AMİRALLERİN BİLDİRİSİ | GazeteKalemGazeteKalem

3 Aralık 2021 - 09:34

EMEKLİ AMİRALLERİN BİLDİRİSİ

Türkiye geçen haftayı 104 emekli amiralin 4 Nisan akşamı, gece yarısı basına servis edilen bildirisini tartışmakla geçirdi.

EMEKLİ AMİRALLERİN BİLDİRİSİ
Son Güncelleme :

04 Kasım 2021 - 22:20

Türkiye geçen haftayı 104 emekli amiralin 4 Nisan akşamı, gece yarısı basına servis edilen bildirisini tartışmakla geçirdi.
Yazılan bildiri, son günlerde tek imza ile kaldırılabileceği söylenenMontrö antlaşması ile ilgiliydi.
Emekli amirallerin bildirisinde, Montrö antlaşmasının ülkemizin çıkarlarını koruduğunu, Lozan anlaşmasını da pekiştirerek desteklediğinin altı çizilmekteydi.
Bu antlaşma sadece Türkiye’yi değil, Karadeniz’e kıyısı olan tüm ülkelerin güvenliğini ilgilendirmektedir denildi.
Montrö antlaşması ile Türkiye’nin çok önemli bir diplomasi zaferi kazandığı hatırlatıldı.
Yapılan bildiri ile mavi denizimizin tek güvencesi olan Deniz Kuvvetlerimizin Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusundan, dün olduğu gibi, bundan sonra da ayrılmamasıgerektiği vurgulandı.
Bana göre bu bildirinin altına ilk başta ülkeyi yönetenlerin, arkasından muhalefet partileri dâhil tüm Türkiye’nin imza atması gerekir.
Bu bildiride gocunacak, kuşkulanacak veya polemik konusu yapılacak herhangi bir şey yoktur.
Gocunması gereken varsa Türkiye’nin düşmanları ve ABD’dir.
Neden ABD’dir.
Çünkü bu antlaşma sayesinde ABD Karadeniz’e istediği gibi belli bir tonajdan daha büyük savaş gemisi sokamıyor.
Bu antlaşma sayesinde Karadeniz tam anlamıyla barış gölüdür.
Güney sınırımız emperyalist güçlerin karıştırması suretiyle senelerdir tam bir kargaşa içinde kan gölüne dönüşmüştür.
Kısa zamanda sulh olması da mümkün gözükmemektedir.
Montrö sözleşmesi sayesinde kuzey sınırımız, yani Karedeniz kıyımız tam anlamıyla sorunsuz ve barış içindedir.
Bu antlaşma delindiği veya değiştirildiği takdirde, kuzey kıyımızın da emperyalistler sayesinde güney sınırımızdan farksız olmayacağı hiç şüphesizdir.
İş böyle iken bu antlaşmanın gündeme getirilmesi kime yarayacaktır?
Bana göre birincisi ABD’ye, ikincisi ise AKP’ye yarayacaktır.
ABD’ye yarayacaktır çünkü dünyanın her yerine elini kolunu sallaya sallaya gittiği savaş gemileri ile Karadeniz’e de girecek, istediği gibi cirit atacaktır.
ABD bunu çok istemektedir.
İkincisi ise AKP’nin işine gelmektedir.
Pandemi sürecini başarıyla yönetemeyen iktidar, ekonomik olarak kötüye gitmektedir. Bu nedenle vatandaş ciddi ciddi AKP’nin gidişini konuşmaya başlamıştır.
Her konuda sıkışan, bunalan iktidar, gündemi değiştirmek için bahaneler aramaktadır.
İktidarın ganimetbulmuş gibi bildirinin üzerine atlaması da bundandır.
Bildiri bu nedenle iktidara bir nebze de olsa can suyu olmuştur.
Hiçbir yetkisi olmayan 104 emekli amiralin, üstelik de bu ortamda, darbe yapamayacağını iktidar yetkilileri de çok iyi bilmektedir.
Bildiri; whatsap grubundan birisinin bazı bölümlerinde değişiklik yapması, yayınlanma tarihinden iki gün önce iktidara yakın bir internet sitesine servis yapılması, yayına konmadan önce bir bakana göndermesi nedeniyle, şaibelerle doludur.
İktidarın gündem değiştirmek için böyle bir bildirinin üzerine ganimet bulmuş gibi atlayacağını sokaktaki çocuk bile bilmektedir.
Böyle bir düşüncenin açıklanmasının bir sürü yolu varken, bir bildiri şeklinde gündeme getirilmesi de çok manidardır.
Bütün bunlardan sonra bir sitemim de Emekli Astsubaylar Derneği Genel Başkanlığına (TEMAD) olacaktır.
Bildiri gündeme gelince Milli Savunma Bakanı, TESUD ve TEMAD yönetimini makamına çağırdı. Görüşmeden sonra TESUD ve TEMAD’ın da bildiriyi kınadıklarını basına servis yaptı.
Oysa TESUD; böyle bir kınamanın söz konusu olmadığını, “KAMUOYU AÇIKLAMASI” yayınlayarak MSB’lığını yalanladı.
Ancak TEMAD sessiz kalmayı tercih eti.
Ben şimdi merak ediyorum: emekli astsubaylar bu bildirinin neresini beğenmedi? Neden TESUD gibi cesaret gösteremediler?
Hak almak isteniyorsa biraz cesaretli olunmalıdır.
Unutmayalım ki; cesareti olmayanlar ne hakkını alabilir, ne de hakkını savunabilir…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.