Çok Sebepli Boşanma Denklemi | GazeteKalemGazeteKalem

28 Ocak 2022 - 02:59

Çok Sebepli Boşanma Denklemi

2021 yılının sonuna geldiğimiz şu günlerde, bu yıl içerisinde ilgilendiğim dava dosyalarında en çok dikkatimi çeken konu, boşanma dava dosyalarımdaki artış oldu.

Çok Sebepli Boşanma Denklemi
Son Güncelleme :

25 Aralık 2021 - 1:14

52 views

2021 yılının sonuna geldiğimiz şu günlerde, bu yıl içerisinde ilgilendiğim dava dosyalarında en çok dikkatimi çeken konu, boşanma dava dosyalarımdaki artış oldu. Bambaşka bir konuda yazmaya hazırlanırken rotayı bu konuya çevirmeyi daha uygun buldum. Zira Türk halkı bu sene de önü alınamaz bir biçimde boşanıyor. Özellikle de yeni evli çiftlerde bu rakamın daha da arttığı su götürmez bir gerçek olarak karşımızdayken, seneyi bu konuya değinmeden kapatmak olmaz diye düşündüm. Bu sebepler belki pandemi stresi belki giderek zorlaşan ekonomik koşullar ve belki de dikkatimi en çok çekenlerden biri olan sosyal medya bağımlılığı ve bunun getirdiği beğenilme hastalığı…

İncelediğim TÜİK verilerine göre boşanan çiftlerin sayısı 2019 yılında 156 bin 587 iken 2020 yılında %13,8 azalarak 135 bin 22 olarak belirlenmiş ve yine 2020 yılında boşanmaların yüzde 35,3’ünün evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 20,7’sinin ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleştiği ortaya çıkmıştır. Peki rakamlar böyle iken boşanmaların sebebi nedir? Toplumumuzda genelde dizi ve filmlerden duyulan‘’Şiddetli Geçimsizlik’’ denen boşanma sebebiesasen ‘’evlilik birliğinin temelden sarsılması’’dır. Oysa boşanmaya dair hukukumuzda daha pek çok önemli detayı bulunmaktadır ki bu detaylar, boşanmanın eki niteliğindeki diğer hakları da doğrudan etkileyecek öneme sahip olduğundan bu haftaki yazımda bu detaylara değinerek, siz değerli okurlarımızı bilgilendirmekte yarar görüyorum.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri 161 ile 166. maddeler arasında düzenlenmiştir. Kanunun 161 ile 165. Maddeleri arasında düzenlenen sebepler ‘’özel boşanma sebepleri’’ olarak nitelendirilmekte iken 166. Madde ise evlilik birliğinin temelden sarsılması, anlaşmalı boşanma ve eşlerin fiili ayrılığına dair hükümleri içermektedir. Özel boşanma sebepleri kanunda ‘’zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz yaşam sürme, terk ve akıl sağlığı’’olarak düzenlenmiştir ve bu nitelemelerden de anlaşılmaktadır ki bu özel boşanma nedenleri, yukarıda bahsettiğimiz 166. maddede düzenlenen evlilik birliğinin temelden sarsılmasına konu genel anlaşmazlık, uyuşmazlıklara nazaran çok daha belirgin ve somut bir nedene dayalı boşanma sebepleridir. Ancak yasada sayılan bu özel nedenlerin çoğunun başkaca bir önemi daha var davanın yasada belirlenen hak düşürücü süre içerisinde açılmış olması, davacının o özel boşanma nedenine konu olay karşısında eşini affetmemiş olması.

Çoğu zaman evliliklerde genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelden sarsılmasının yanı sıra yukarıda sayılan özel boşanma sebeplerinden biri yahut birkaçı da mevcut olabilmektedir. Bu durumda açılacak davada gerek genel boşanma sebebi gerekse özel boşanma sebebinin varlığı ayrı ayrı vurgulanmalı ve talepler buna göre belirlenmelidir. Burada da haliyle davanın, alanında uzman bir avukat ile yürütülmesi gerekliliği ortaya çıkacaktır. Zira bazen avukatlara danışmayı, bir avukattan hukuki destek almayı pahalı veya gereksiz bulan vatandaşlarımızın,internetten buldukları matbu dilekçeler yahut adliye önündeki arzuhalcilere yazdırdıkları dilekçelerle hak aramaya koyulurken, geri dönülmez hak kayıplar yaşadığına sıklıkla şahit oluyoruz. İşte bu nedenle doğru zamanda doğru önlemleri alarak ve tüm bu riskleri bilerek çıktığınız bir hak arama yolunda yaşadığınız kayıplar bile kayıp sayılmayacaktır. Ancak tüm bu anlattıklarımın sonunda bize düşen ve her şeyden daha önemli olan şey, herkese huzurlu bir aile hayatı dilemektir. Doğru yer ve doğru zamanda, iyi ve doğru insanlarla karşılaşmanız dileğiyle.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.