“Çocuklar Gülerek Uyusun Diye” | GazeteKalemGazeteKalem

30 Kasım 2021 - 05:38

“Çocuklar Gülerek Uyusun Diye”

Geleneksel Tiyatro Sanatçısı ve Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Şafak Yılmaz, kültürümüzün mihenk taşlarını yeni kuşaklara aktarıyor. Üstelik sadece “çocuklar gülerek uyusun diye”…

“Çocuklar Gülerek Uyusun Diye”
Son Güncelleme :

23 Kasım 2021 - 22:07

24 views

Geleneksel Tiyatro Sanatçısı ve Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Şafak Yılmaz, kültürümüzün mihenk taşlarını yeni kuşaklara aktarıyor. Üstelik sadece “çocuklar gülerek uyusun diye”…

 UNESCO somut olmayan kültürel miras listesinde yer alan “karagöz oyunu”, geleneksel Türk tiyatro tarihinin en önemli değerlerinden biridir. Karagöz oyunu eskiden “Perde Oyunu”, “Çadır Hayal” adları verilen bir gölge oyunudur. Gölge oyununun Türkiye’ye XVI. yüzyılda Mısır’dan geldiği rivayeti muhteliftir. Mısırların renksiz ve durağan gölge oyunu Türklerin yaratıcılığıyla renkli ve hareketli hale gelir. “Hacivat ve Karagöz ”ün iki ana figür olarak karşımıza çıktığı Türk gölge oyunu Karagöz, 17. Yüzyılda klasik formuna kavuşur. Yüzyılımızın başından itibaren sinemanın, tiyatronun ve özellikle de televizyonun yaygınlığı sonucunda önemi azalır. Birçok ülkede bu tür geleneksel sanatlar ortadan kalkarken ülkemizde sanatçı ve izleyici sayısı düşer.

Bugün bu milli sanatımızı yaşatmaya çalışan az sayıda sanatçının arasında yer alıyor Geleneksel Tiyatro Sanatçısı             Şafak Yılmaz. Kendisi geleneksel Türk tiyatrosu konusunda hem alaylı hem eğitimli olan genç bir kültürel miras taşıyıcısı. Yılmaz, Altınköy Açıkhava Müzesi Çocuk Etkinlik Evi Kukla ve Karagöz Atölyesi’nde geleneksel sanatlarımızı yaşatmaya çalışıyor. Atölye geleneksel Türk motifleriyle dolu ve çocuklar için çok eğlenceli bir yer.

“En Genç ve Son Temsilcilerden Biri Olarak Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı”

Yılmaz, geleneksel sanatlarla yolunun kesişmesini şöyle özetliyor: “İlkokulda bir köy okulunda okurken piyeslerde ilk görevlerimi aldım. Daha 10 -12 yaşlarında Deli Dumrul, Tuzsuz Deli Bekir, Nasrettin Hoca, Karagöz ve Hacivat karakterlerinde olan bir çocuk düşünün. Oradan tiyatronun tohumlarını alıp üniversite hayatımda bir kent tiyatrosunda tiyatro yapmaya başlayarak bu işe bulaştım. Bir süre sonra batı tiyatrosu üzerine yaptığımız tiyatronun içerisinde bir geleneksel orta oyunu tiyatrosu yaptık. Bu çalışma daha çok hoşuma gitti. Daha sonra Ustam Kenan Olpak, meddahlık, karagöz, orta oyunu geleneğinden öğretiler verdi bana.”

Karagöz ve kuklanın iç içe bir kültürel birleşim olduğuna vurgu yapan Yılmaz, evinin içinde bir atölye kurmakla işe başladığını söylüyor. Zamanında öğrenci evinin bir odasını komple atölye yapan Yılmaz, şimdilerde atölyesini canlı tutmak için üretimler yapıyor.

 Sanatçı Şafak Yılmaz, ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından en genç ve son temsilcilerden biri olarak Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” unvanına sahip.

“Seyircisini Öldürmeyen Sanatçı Her Zaman Yaşar”

 Hobi olarak başladığı alanı mesleğe çeviren Şafak Yılmaz, maddi planı geride tutuyor ve “Çocuklar gülerek uyusun.” mottosuyla mesleğini icra ediyor.

“Bir perde karşısında geçtikleri zaman veya burada bir şey yaptıktan sonra akşama mutlu bir şekilde yatağa girdikleri zaman benim maddi kaygım kalmıyor” diyen Yılmaz, manevi çözümlemenin kendisini rahatlattığını ifade ediyor.

Şafak Yılmaz, “Karagöz öldü, tiyatro öldü” söylentilerini de çürütüyor. Yılmaz, bu söylentilere cevabını şöyle veriyor: “Seyircisini öldürmeyen sanatçı her zaman yaşar. Ben seyirciyi diri tutmaya çalışıyorum. “

 Dünyada birçok ülkede geleneksel tiyatronun çakılı kaldığını ama bizim tiyatromuzun onlara göre çok önce olduğuna vurgu yapan yılmaz düşüncelerini: “ İnsanların genel anlamda tiyatroya ilgisi zayıf. Bizim burada yapmamız gereken sahnenin karşısına gelecek seyirciyi diri tutmak. Oyunu, metni, tipleri ve karakterleri, kıyafetleri, konuşmaları, şiveleri güncelleyerek bunu yapabiliriz. Bu çalışmaları yapan oldukça önemli sayıda insan var. Bizim geleneksel tiyatromuz geri kalmış vaziyette değil. “ sözleriyle ifade etti.

 “İç içe geçmiş kültürlerin bilgisi”

 Şafak Yılmaz, gösterilerinin ana metnini de kendi yazıyor. Metne çok bağlı kalmadan doğaçlama yaptığını ifade eden Yılmaz, “Karagözü sadece gösteri sanatı olarak nitelendiremeyiz. Seslendirme, meddahlık, mizah, kültürü ve şiveyi bilmek, giyim ve kuşam, deri işlemesi, müzik, geleneksel tiyatro bilgisi, perdeyi kurmak için marangozluk ve kumaş bilgisi gibi birçok kavramı içinde barındırıyor. Bu yüzden iç içe geçmiş kültürlerin bilgisi diyebiliriz karagöze.” dedi.

 “Kostümlü Oyunlar Orta Oyunu Geleneğine Zarar Veriyor”

Yılmaz, AVM’lerde organizasyon şirketlerinin düzenlediği kostümlügösterileri geleneğe uygun bulmuyor. Kostüm giyerek yapılan geleneksel tiyatronun Kavuklu ve Pişekar’ın karakterlerinin yer aldığı orta oyunu olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bu gösteriler Karagöz’ün tanıtımını yapar aslında. Ama bitmek üzere olan geleneklerden birisi olan Kavuklu ve Pişekar geleneğine zarar verir. Üzerlerindeki kıyafetleri atıp Kavuklu ve Pişekar kostümünü giyerlerse kolayca bu sorun çözülür. Metinler çok değişiklik göstermiyor.” dedi.

Altınköy Açıkhava Müzesi Çocuk Etkinlik Evi Kukla ve Karagöz Atölyesi’nde Sanatçı Şafak Yılmaz, düzenlediği Karagöz gösterilerinin yanında çocuklara yönelik kukla yapım atölyeleri, geleneksel çocuk oyunları eğitimleri de veriyor.

 Peki sizce de çocuklarımızın elinden tabletlerini alıp bu güzel atölyede onları geleneksel, eğitici ve geliştirici Türk kültürüyle tanıştırmanın vakti gelmedi mi?

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.