Ankara’nın Yok Edilen Dereleri, Vadilerinin Yeniden Kente Kazandırılması (1) | GazeteKalem

Ankara’nın Yok Edilen Dereleri, Vadilerinin Yeniden Kente Kazandırılması (1) | GazeteKalemGazeteKalem

20 Mayıs 2022 - 16:19

Prof. Dr. Mehmet Tunçer Çankaya Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Mehmet Tunçer

Ankara’nın Yok Edilen Dereleri, Vadilerinin Yeniden Kente Kazandırılması (1)

Ankara, Orta Anadolu bölgesinde, morfolojik bakımdan yerleşmeye uygun doğal bir eşik kuşağında bulunmaktadır. Kent, doğu-batı yönünde uzanan Engürü Ovasının doğu yamaçlarında kurulmuş olup, kuzeyde Karyağdı dağları (1200-1500 m), güneyde Meşe ve Hacı dağları, güneydoğuda ise Elmadağ (1800 m) ile sınırlanmaktadır. Ankara’nın yakın doğal bölgesi batıya doğru Engürü Ovası ve Sincan’ın batısındaki kuzey-güney doğrultusunda uzanan Mürted Ovası ile birleşmektedir.

Ankara’nın Yok Edilen Dereleri, Vadilerinin Yeniden Kente Kazandırılması  (1)
Son Güncelleme :

28 Aralık 2021 - 15:33

Mehmet Tunçer [1]ÖznurAytekin[2]

Çankaya Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

GENEL DURUM / ANKARA’DA AKARSULARIN (DERE VE ÇAYLAR) VE YEŞİL SİSTEMİN GÜNÜMÜZDE KENT İÇİNDEKİ DURUMU, SORUNLARI

Ankara, Orta Anadolu bölgesinde, morfolojik bakımdan yerleşmeye uygun doğal bir eşik kuşağında bulunmaktadır. Kent, doğu-batı yönünde uzanan Engürü Ovasının doğu yamaçlarında kurulmuş olup, kuzeyde Karyağdı dağları (1200-1500 m), güneyde Meşe ve Hacı dağları, güneydoğuda ise Elmadağ (1800 m) ile sınırlanmaktadır. Ankara’nın yakın doğal bölgesi batıya doğru Engürü Ovası ve Sincan’ın batısındaki kuzey-güney doğrultusunda uzanan Mürted Ovası ile birleşmektedir.

YIKILARAK YOK EDİLEN ROMA DÖNEMİ BENDİ (BEND DERESİ) (Kaynak : Taşhan Akademisi)

Ankara Çanağına dışarıdan giren başlıca akarsular, kuzeydoğudan gelen Çubuk çayı, doğudan gelen Hatip Çayı ve güneydoğudan şehre yaklaşan İncesu Deresi’dir. Hatip Çayı, Çubuk Çayı ve İncesu beş yüzyıldan fazla bir süredir bu günkü adlarıyla anılmışlardır. Yüzyıllarca bu akarsulardan çevresindeki bahçelerin, bostanların sulanmasında yararlanılmış, bazı kesimleri ise dinlenme ve mesire olarak kullanılmıştır.

16. ve 17. yüzyıllarda Hatip Çayının (Bendderesi) Ankara’nın en önemli ekonomik ürünleri Sof üretiminde (Tiftik) kullanıldığı, bu nedenle suyun temizliğinin önem taşıdığı bilinmektedir. Sof üretimi, iklim özelliklerinin Angora keçisi üzerindeki olumlu etkileri, dolayısıyla tiftiğinin yüksek kalitesi gibi etmenlerle şehri belirleyen başlıca üretimlerden biri olarak yüzyıllarca devam etmiştir.

BENDDERESİNDEKİ ROMA DÖNEMİ BENDİ’NİN YIKILMASI ÖNEMLİ BİR BELLEK YİTİMİDİR

(Tunçer, M., 2020)

Ayrıca önemli ekonomik ürünlerden biri olan dericiliğin tabaklama işlemleri de gene Bend Deresi kenarında gerçekleştiği ve buradaki dabakhanelerin 19.yy sonlarında bu kesimde kirliliğe neden olduğu bilinmektedir. Her üç dere üzerinde, en çok da Bend Deresi üzerinde su değirmenleri kurulmuş, hububat öğütülmüştür. İncesu’nun yukarı bölümlerinde, Mühye Köyü ve İmrahor’da toprağın uygun niteliklerinden yararlanmak amacı ile burada tuğla fabrikaları kurulmuştur.

Ankara Çayı, Bend Deresi, Çubuk Çayı gibi akarsuların büyük bir kısmı daha ilk yıllarda kanalizasyona dönüştüğünden üstleri kapatılmış ve birer kanalizasyon kolektörüne dönüştürülmüştü. Hepimizin bildiği Jansen’in Antik Roma Bendi’ni bir yüzme havuzuna dönüştürmeyi amaçlayan tasarısı, Jansen’in işine 1939 yılında son verilmesi ile rafa kaldırılmıştı.

HERMANN JANSEN’İN BEND DERESİ’Nİ “BANYO HAVUZUNU”NA DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE İLİŞKİN TASARISI (M. Tunçer arşivi)

Hatip Çayı Ankara Kalesi eteklerinden geçerken üzerinde kurulmuş bulunan Roma Dönemi Su Bendi’nden dolayı “Bend Deresi” adını alır. Eski Roma bendinin yeniden kazanımı düşünülerek Hatip Çayı üzerine beton takviyeli mini bir baraj planlanarak yapılmıştır. Yüzyıllarca Hatip Çayı, Çubuk Çayı ve İncesu’nun çevresindeki bahçelerin, bostanların sulanmasında yararlanılmış, bazı kesimleri ise dinlenme ve mesire olarak kullanılmıştır.

13 EYLÜL 1957 TARİHLİ HABERDE SELİN BÜYÜK CAN VE MAL KAYBINA SEBEP OLDUĞU YAZILI ( Milliyet, 1957)

DSİ Akarsu Taşkın Yıllıklarına Hatip Çayı, 1955-1988 yılları arasında üç kez zararlı taşkınlara neden olmuştur. (18-21 Haziran 1961 (3 Ölü), 12-13 Mart 1968 ve 12 Haziran 1988 (13 ölü), Ayrıca 11 Eylül 1957 tarihindeki taşkın 130 kişinin ölümüne sebebiyet vermiştir. Bend aracılığı ile debisi düşürülen suyun bend üzerindeki kemerli tek açıklıkla kontrollü bir şekilde salımı sağlanıyor ve böylece suyun sel etkisi ortadan kaldırılarak dere yatağında zararsız bir şekilde akması sağlanıyordu.

12EYLÜL1957SELFELAKETİMAMAK BÖLGESİ (Taşkın ve sel yatağına yapılan yapılar felaketin büyümesine neden olmuştur) (13.09.1957, Milliyet, Muammer Yaylak Haberi)

Zaten Altındağ sırtlarında başlayan ve önceleri önemsenmeyen “barakalaşma” Bendderesini önce kirli akan bir dereye, daha sonra da kanalizasyona dönüştürünce, Kalenin üzerinde yükseldiği görkemli vadi tabanının üstü kapatılıverdi ve Bend Deresi cadde haline dönüştürüldü. Altındağ tepesindeki Hıdır Türbesi de zaten yok edilmişti, Hıdrellezin kutlandığı, pikniklerin yapıldığı güzelim dere ve boyunca gelişen ağaç dokusu, tüm güzelliği ile yok oldu gitti (Tunçer, M., 2015, S. 12).

Ama, tüm çevre sorunları zaten Osmanlı Döneminin son yüzyılı olan 19.yy sonlarında debbağların (tabak) ve tabakhanenin burada yer seçimi ile başlamıştı. Daha sonra bu baraj kaldırılmış, Hatip Çayı’nın üzeri tümden kapatılarak, Dışkapı’yı Cebeci’ye bağlayan günümüzdeki yol yapılmıştır.

BEND DERESİ (HATİP ÇAYI) ÜZERİNDEN GEÇİRİLEN YOL GÜNÜMÜZDE BEND DERESİ CADDESİ OLARAK ANILMAKTADIR (Karşılaştırma ve fotoğraflar : Soyak, A.)

(Yıldırım Beyazıt mahallesinden Uluçınar Köprüsünün görünüşü. Karşı Bentderesi, sağ taraf İsmet Paşa mah., sol taraf Atıfbey Mah. (Hıdırlık Tepe) 
Fotoğrafların eskileri yenilerin üzerine klonlanmıştır.)

HATİP ÇAYI (BEND DERESİ) ÜZERİNDE ROMA BENDİ VE KÖPRÜLER (Kaynak: 1924 Haritası veTamur, E., 2012)

BENTDERESİ’NİN ÜSTÜ KAPATILIYOR (Kaynak: Dericizade, F., K., Arşivi)

ANKARA’DA KENT İÇİNDE ÜSTÜ TAMAMEN ÖRTÜLMÜŞ AKARSULARIMIZ

“………..1924 basımlı haritada bu tarihi köprünün adı: Uluçunar’dır. Karşıdaki yerleşim yeri Hacıbayram Mahallesi yanındaki İsmetpaşa Mahallesidir. Bu mahalle şimdi Kentsel dönüşüme kurban edilmiştir. Binaların sakinleri yerlerinden çıkartılmış ve yıkım sürmektedir. 2013-2014 öğretim yılında bu mahallede bulunan Yahya Galip Kargı İlköğretim okulu kapatılmış ve yıkılmıştır.

Böylece mahalle sakinlerinin Tıpkı yıkılan Hıdırlıkİlköğretim okulu gibi Semt Sakinlerini bölgeyi terke zorlamak içindir… Köprünün sağ ilerisi Dışkapı’dır. Köprünün sol tarafı ise Bentderesi’ne gitmektedir….” (Soyak, A., 2014)

ULUÇINAR KÖPRÜSÜ YIKILMADAN ÖNCE VE GÜNÜMÜZDEKİ DURUMU (1) (Karşılaştırma ve fotoğraflar : Soyak, A., 27.11.2014)(Fotoğrafların eskileri sayın Ahmet Soyak tarafından yenilerin üzerine klonlanmıştır)

ULUÇINAR KÖPRÜSÜ YIKILMADAN ÖNCE VE GÜNÜMÜZDEKİ DURUMU (2) (Karşılaştırma ve fotoğraflar: Soyak, A., 27.11.2014)(Fotoğrafların eskileri sayın Ahmet Soyak tarafından yenilerin üzerine klonlanmıştır)

Eğer Bendderesi (Hatip Çayı) kısmi olarak bile bir mühendislik projesi olarak açığa çıkarılırsa, üzerindeki köprülerin ve Roma Dönemi Bendi’nin yeniden inşası için elimizde b yeterince bilgi ve belge, fotoğraf, yer konum ulunmaktadır.

Doğal olarak kanalizasyonların Jansen’in “Kolektör Hatları” sisteminde olduğu gibi Hatip Çayına karışmadan bir kolektör ile toplanması ve arıtıldıktan sonra gene akarsuya verilmesi gereklidir. Bu çalışmanın HAVZA BAZINDA planlama ile kaynaktan başlayarak yapılması ve tüm kirliliklerin önlenmesi gerekmektedir.   

HERMANN JANSEN PLANI’NDA DERE VE ÇAYLARIN KİRLENMEMESİ İÇİN BİR KANALİZASYON TOPLAMA SİSTEMİ ÖNERİLMİŞTİ. (Kaynak : M.Tunçer Arşivi)

ULUÇINAR KÖPRÜSÜNÜN HIDIRLIK TEPE İSTİKAMETİNDEN GÖRÜNÜŞÜ. KARŞIDA DIŞKAPI.SOLDA İSMETPAŞA MAH. SAĞDA ATIF BEY MAHALLESİ. (Karşılaştırma ve fotoğraflar: Soyak, A., 24.01.2014)(Fotoğrafların eskileri sayın Ahmet Soyak tarafından  yenilerin üzerine klonlanmıştır)

            KAYNAKLAR

Aytekin, Ö., 2019,  “Ankara’nın Son Vadisi: İmrahor Vadisi Kentsel Dönüşümün Çevresel Etkileri;   Yeni Güneypark Kentsel  Dönüşüm Proje Alanı”,Y.Lisans Tezi, Çankaya Üniversitesi, Kentsel Tasarım ve Dönüşüm Yüksek Lisans  Programı.

Aytekin, Ö., 2020, “Ankara’nın Son Nefesi İmrahor”, Gazi Kitapevi, Yay.

Günel, G., Kılcı, A., “Ankara Şehri 1924 Haritası: Eski Bir Haritada Ankara’yı Tanımak”, Ankara Araştırmaları Dergisi, VEKAM.

Günen, A., 2013, http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=83984&start=220

Jansen, H., 1937, “Ankara İmar Planı Raporu”.
Mamboury, E., 1934, “Ankara Gezi Rehberi”, (Ankara Guide Touristique); Ankara Üniversitesi, Ankara Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (ANKAMER) Yayın No: 1, Ankara Üniversitesi Yayınları No: 412, Tıpkıbasımı 2015, Ankara Üniversitesi Basımevi.

Öztan, Arslan, Y., Perçin, M., Şahin, H., & Barış, Ş. (2001). “Ankara Kenti Vadilerinin Koruma Ve Kullanım İlkeleri Açısından Değerlendirilmesi: İmrahor Vadisi Örneği”. TÜBİTAK Proje No: TOGTAG-940. Ankara.

Soyak, A.,2013-2016, Çeşitli Ankara Fotoğrafları ve Karşılaştırmalı Çalışmalar

Tamur, E., 2012, “Suda Suretimiz Çıkıyor, Ankara Dereleri Üzerine Tarihi ve Güncel Bilgiler”, Kebikeç Yayınevi, Ank.

Tunçer, M., 2015,  “Koru-Ma’ nın Eko-Politikası” Korunması Gerekli Alanların Korunamamasının Nedenleri”, III. Koruma Ve Peyzaj Mimarlığı Sempozyumu  Yayını, TMMOB Peyzaj Mimarlığı Odası, İzmir.

Tunçer, M.,2015, “Çevresi’ni Arayan Ankara”, Alter Yayıncılık. 

Tunçer, M., 2019, “Ankara’nın Kaybolan Doğal ve Kültürel Değerleri”, Türkiye Peyzaj Araştırmaları Dergisi, V.2, S.2.

Özdemir, Z., 2013,  “Kentlerin Akarsu İle Bütünleşme Sorunlarının Planlama Ve Tasarım Yönünden İrdelenmesi”, Y. Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi, Şehir Ve Bölge Planlama Bölümü,  S.298.

Şahin, Z. S. (2006/2). “Kentsel Dönüşümün, Kentsel Planlamadan Bağımsızlaştırılması/ Ayrılma Sürecinde Ankara”., Planlama Dergisi, (TMMOB Şehir ve Bölge PlancılarıOdası), 111-120. http://www.spo.org.tr/resimler /ekler/cf4b89d3d503d82_ek.pdf adresinden alındı
Türkiye Kılavuzu, 1946,  Eki Ankara Şehir Planı.


YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.