ANAYASA | GazeteKalemGazeteKalem

28 Kasım 2021 - 06:20

ANAYASA

İnsanoğlu varoluşundan bu yana kendisine en uygun bir yönetim biçimi arayışını sürdürmüştür.

ANAYASA
Son Güncelleme :

04 Kasım 2021 - 22:21

İnsanoğlu varoluşundan bu yana kendisine en uygun bir yönetim biçimi arayışını sürdürmüştür.
En sonunda çağdaş demokratik bir yönetim biçimi olan demokrasiyi çağdaş ülkelerin birçoğu kabul etmiştir.
Demokrasi; siyasal denetimin doğrudan doğruya ve düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulundurduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimidir.
Halkın egemenliğidir.
Demokrasinin de kendine göre zayıf yanları vardır. Halkın özgür iradesi ile seçilip işi diktatörlüğe götürmek de mümkündür.
Demokrasi aynı zamanda bir kurallar manzumesidir. Yani demokraside kurallar vardır. Kuralların uygulandığı müddetçe demokrasiden söz edilebilir. Aksi takdirde demokrasiler de diktatörlüğe gidebilir.
Zira demokrasilerde bireyin özgürlüğünün bittiği yer; diğer bireyin özgürlüğünün başladığı yerdir.
Bu nedenle demokrasi kendine göre bazı kurallar koymuş ve o kurallara halkın özgür iradesi ile seçilenlere de uyma zorunluluğu getirmiştir.
Bu kurallar anayasa ve kanunlardır. Anayasa ve kanunlara uygun davranmak da bağımsız yargı tarafından denetlenir.
Kurallara seçilenler de atananlar da seçenler de tam anlamıyla uymak zorundadır.
Uymayanlar hakkında ciddi yaptırımlar vardır.
Demokrasi bir ağaç gibidir. Siz ona iyi bakarsanız yeşerir, büyür,koskoca bir çınar olur ve yüzyıllarca ayakta kalır. Aksi takdirde kurur veya cılız kalır.
Ancak demokrasiyi tam anlamıyla içine sindiremeyen, üçüncü sınıf ülkeler, bir yolunu bulup her defasında demokrasiyi örseleme yolunu bulmuştur.
Bütün bunları neden yazıyorum?
Bizim gibi üçüncü sınıf ülkeler demokrasiyi büyütmek yerine her defasında özellikle seçilmişler eliyle örselemekte ve kurutmasalar da yeşerip büyümesini önlemektedirler.
İngiltere demokrasi ile yönetilen ülkelerden birisidir.
Yazılı bir anayasaları yoktur. İngiltere’nin siyasi yapısını oluşturan yasalar ve ilkeler bütünüdür.
Bizim gibi üçüncü sınıf ülkeler kendi özgür iradeleri ile koydukları anayasa ve kanunlara uymamaktadır.
Koskoca İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in eşi Prens Philip’in cenaze töreni, sadece çocukları ve torunlarının katılımı ile otuz kişilik yapılmıştır.
İngiltere Başbakanı aile fertlerinden bir kişi daha fazla katılsın diye cenazeye katılmamıştır.
Düşünsenize; dünyanın en büyük ülkelerinden birinde kraliçesiniz, başbakansınız ancak cenaze törenine otuz kişiden fazla kişi katılmıyorsunuz!..
Kendi koyduğunuz kurala öncelikle benim uymam gerekir diyorsunuz.
Norveç Başbakanı Erna Solberg’e ise aile fertleri olan 13 kişi ile yaş günü kutlaması yaptığı için polis tarafından 20.000 Norveç Kronu (yaklaşık 16.000 tl) para cezası kesilmiştir.
Demokrasi denen şey işte böyle yeşertilir ve büyür.
İftar sofraları çekirdek aile ile yapılacak, kalabalık iftar sofraları düzenlenmeyecek der, sonra da sırf siyasi rant sağlamak için iftar sofraları paylaşırsanız;
TTB’liği sizin gibi düşünmedi; “Kapatın”.TBB’liği sizin gibi düşünmedi “kapatın”. Anayasa mahkemesi işinize gelmedi mi “kapatın” derseniz;
Kendi koyduğunuz kuralları delerek lebaleb cenaze törenleri, kongreler yaparsanız henüz demokrasiyi özümlememiş olursunuz.
İşinize gelmeyen kurum ve kuruluşları “kapatın” diyerek, yolda giden vatandaşa “covid” cezası yazıp, kendi yaptıklarınızı görmezseniz birinci sınıf olamazsınız.
Yaptığınız veya yapacağınız güzel işler de olsa kimse inanmaz.
Sizin ülkenize güven olmaz. Yatırım gelmez. Turist gelmez. İşsizlik olur. Enflasyon olur. Devalüasyon olur. Fakirlik olur.
Sonra da suçun büyüğünü kendinde aramaz; “dış güçler” der durursunuz.
İngiltere de yazılı anayasa yok, herkes kurallara uyar, bizim ülkemizde yazılı “Anayasa” var, anayasal kurallara uyulması için bir de “Anayasa Mahkemesi” var; ancak kurallara uyan iktidarlar yok…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.