Akşener: ”Sayın Erdoğan şu ana kadar aldığın tüm yanlış kararlar ülkemizi bu noktaya getirdi” | GazeteKalemGazeteKalem

28 Kasım 2021 - 02:08

Akşener: ”Sayın Erdoğan şu ana kadar aldığın tüm yanlış kararlar ülkemizi bu noktaya getirdi”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, iktidarın politikalarını eleştirdi ve ”Sayın Erdoğan şu ana kadar aldığın tüm yanlış kararlar ülkemizi bu noktaya getirdi” dedi.   

Akşener: ”Sayın Erdoğan şu ana kadar aldığın tüm yanlış kararlar ülkemizi bu noktaya getirdi”
Son Güncelleme :

21 Ekim 2021 - 0:14

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, iktidarın politikalarını eleştirdi ve ”Sayın Erdoğan şu ana kadar aldığın tüm yanlış kararlar ülkemizi bu noktaya getirdi” dedi.   

Akşener, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üç yıl önce ”adeta ver yetkiyi, gör etkiyi” dediğini belirterek, ”Yani tüm yetkiler kendisinde. Peki ya etki? Etki ortada” ifadesini kullandı.

”Şu anda Merkez Bankası’nın net rezervi maalesef eksi 43 milyar dolar” diyen Akşener, şöyle devam etti:

”Merkez Bankası gücünü itibarından alır. İtibarı da bağımsızlığından gelir. Ama sayın Erdoğan sağ olsun. Türkiye’nin en güzide kurumunda ne bağımsızlık kaldı ne de itibar. Bak sayın Erdoğan her sorunun çözümü önce doğru teşhisle başlar. Milletimizin sana verdiği tüm bu yetkilerden sonra dolar kurunun son 3 yılda 4 buçuk liradan 9,33 liraya çıkmasının sebebi sensin, sen. Bunu artık kabul et.  Sen sözüm ona faizleri düşürdün. Ama Türkiye’nin risk primi arttı. Risk primi artınca tahvil faizleri arttı. Ticari kredilerin faizleri arttı. Döviz cinsinden bulunacak dış kaynak için ödenecek faiz de arttı. Senin bu beceriksizliğin yüzünden devlet bütçesinden sadece bu yıl 200 milyar lira faiz ödemesi yapılacak.”

Bunun faturasının milletçe ödeneceğini belirten Akşener, ”Milletçe bize bu faturayı kesen de bu hesabı ödeten de bizzat sayın Erdoğan’dır. Paramızın pul olmasının sebebi de borç içinde yüzmemizin nedeni de bizzat sayın Erdoğan’dır. Yani akılsız ekonomi politikaları ve keyfi kararlar nasıl risk primimizi arttırıp ödediğimiz bedeli yukarı çekiyorsa benzer bir durumu dış politikada da yaşıyoruz” dedi. 

”Apaçık insanlık suçu işliyorsun”

Akşener, ”durumu düzenlemek yerine ‘Suriyeli olmasa Türk sanayisi çöker’ gibi garip bir anlayış doğrultusunda ‘Afganlar olmasa tarım çöker, hayvancılık çöker’ diyen bir garip anlayışla sığınmacıların güvencesiz ve insani olmayan şartlarda çalışmalarına göz yumup Türk işçilerin yerini almalarına seyirci kalındığını” söyledi. 

Türkiye’ye gelen göçmenlere yönelik sağlıklı bilgi bulunmadığını anlatan Akşener, ”Uyarmadı deme, bu meseleyi bilen buna çalışmış bir insan olarak söylüyorum. Bu insanların köle gibi çalışmasıyla ortaya çıkan, apaçık bir insanlık suçu işliyorsun. Yarın biz olmasak bile bir başkası bunun üzerinden senden hesap sorar Erdoğan! Bütün bunların anlamı ne biliyor musunuz? Acımasızlık, bir süre daha bu ülkeyi yönetebilme, bir süre daha bu ülkenin kaynaklarına çökme istediği” dedi. 

”Yanlış kararlar bu noktaya getirdi”

F-35 projesine de değinen Akşener, şöyle konuştu:

”Türkiye bu alımı yaptığı için yıllardır yatırım yaptığı F-35 projesinden çıkartıldı ve yaklaşık 11 milyar dolarlık bir kayba uğradı.  Dolayısıyla S-400 işinin bize maliyeti 13,5 milyar dolar yani 120 milyar Türk lirası oldu. Bunun karşılığında ise elimizde dekoratif roketlerimiz F-35’lerin de posterleri kaldı.

Sürecin devamında iktidar 2018 yılında imzaladığı Soçi Mutabakatı’nda İdlib’teki radikal unsurların Şam hükûmetine ve Rus birliklerine herhangi bir saldırıda bulunmayacağını garanti etti.  Üstelik sayın Erdoğan bununla da yetinmedi. Herhangi bir saldırı durumunda Rusya ile ortak tepki vereceğini de taahhüt etti. 

Peki sonuç ne oldu? Tüm itirazlarımıza ve uyarılarımıza rağmen yürütülen bu akıllara zarar diplomasinin ilk acı sonucunda 2020 yılının Şubat ayında İdlib’te 33 evladımız şehit oldu. Yani Soçi Mutabakatı’na uymayan Rusya ve Esad oldu. Ama görüşme talep eden yine biz olduk. Askerimizi şehit eden Rusya ve Esad oldu. Ama Putin’in ayağına gidip kapılarda bekletilen yine biz olduk. Moskova’da kazanan Rusya ve Esad oldu. Ama geri adım atan yine biz olduk.

Sayın Erdoğan şu ana kadar aldığın tüm yanlış kararlar ülkemizi bu noktaya getirdi.  Şimdi de çıkmış; ‘Tehditleri oradan ya etkin güçlerle ya da kendi imkânlarımızla bertaraf etmekte kararlıyız’ diyorsun. Ama kimin elinin, kimin cebinde olduğu belli olmayan bir yerde bunu neye güvenerek söylüyorsun?”

”Projeye değil ranta karşıyız”

”Ne yazık ki AK Parti iktidarıyla birlikte siyasetçilerin milletin derdinin değil, rantın peşinde koştuğu; dertlerimizin değil, dedikoduların gündem olduğu bir büyük siyasi yozlaşmayla karşı karşıya kaldık” diyen Akşener, Tokat ve Bursa ziyaretlerindeki görüşmelerini aktardı, uygulamalardan örnekler verdi. Akşener, ”Projeye değil ranta karşıyız” dedi. 

Akşener, gençlerin Avrupa’da yaşama hayali kurduğunu, Ak Parti’ye oy verenlerin neredeyse bunu gizleyecek duruma geldiğini söyledi. Akşener, grup toplantısının ”Milletin kürsüsü” bölümünde bir emekli astsubayı kürsüye davet etti. 

”Özel sektörde istihdam azaldı”

Akşener, şöyle konuştu:

”Ak Parti’nin başımıza bela ettiği bu ucube sistem nedeniyle Türkiye maalesef bugün bir istihdam kriziyle karşı karşıya. Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçtiğimiz 2018 yılından bugüne kadar çalışma çağındaki nüfusumuz 3 milyon artarken çalışan kişi sayımız 667 bin azaldı. İşsiz sayımız da 678 bin arttı. İş gücüne katılma oranımız 2 buçuk puan, istihdam oranımız ise 3,4 puan azaldı. 

Hatırlayın. İktidara geldiklerinden beri özel sektöre dayalı bir büyüme ve istihdam modeli inşa edeceklerini söyleyenler nedense son yıllarda bunu pek dile getiremez oldular. Bu ilginç durumun nedeni Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın verilerinde saklı.

Bu verilere göre ülkemizde kamuda istihdam edilenlerin sayısı 2017’nin ikinci çeyreğinden 2021’in ikinci çeyreğine tam 1 milyon 244 bin kişi artmış.  Yani dört yılda 1 milyon 244 bin kamu çalışanı pek de liyakat kriterleri gözetilmeden işe alınmış. Aynı dönemdeki TÜİK verilerine göreyse toplam istihdamdaki artış 103 bin kişi olmuş. Bu ne demek biliyor musunuz? 

Bu özel sektördeki istihdam 1 milyon 141 bin kişi azalmış demek.  Yani özel sektörde işten çıkarılan her 100 kişiye karşılık kamuda 109 kişi işe alınmış demek.”

Akşener, ”özel sektör önünü göremiyor. Ne döviz kurunu ne finansman maliyetini ne de saat başı keyfi bir şekilde değişen vergi mevzuatını kestirebildiğini” söyledi. 

Akşener, ”Tüm bu acı tablo içerisinde bir yandan da kamuda işe girmek için Ak Partili amca, teyze, dayı ve kayınçolar üzerinden giden gayri ahlaki torpil mekanizmaları çalışmaya başlıyor. Yani artık Ak Parti iktidarı sayesinde siyasetçiler vatandaşa değil, vatandaş siyasetçilere hizmet etmeye başlıyor. Nitekim TÜGVA gibi ne dolaplar çevirdiği daha yeni yeni açığa çıkmaya başlayan vakıf görünümlü, alengirli yapılar da bu sayede güçlenmeye başlıyor” diye konuştu. 

Akşener, ne eğitimde ne istihdamda olan gençler için ”İkinci Şans Okulları’’nı ve ”Garantili Yetenek Programlarını” hayata geçireceklerini söyledi.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.